Hikmet doğruyu yapmaktır.
Son okuduğum kitap bir arkadaşımın hediyesi idi: Dâhi ve Dindar Isaac Newton. Yazarı Enis Doko hem fizik hem de felsefe bölümlerini bitirmiş. Bu kitap da her iki alanı ilgilendiren bir kitap. Yazar kitabında Isaac Newton'un Hristiyanlığın üçleme ilkesi üzerine eleştirilerini, dinin bilim ile çatışmadığı, aksine uyum içinde olduklarını gösterdiği argümanları bizlere aktarıyor.
Kitap Isaac Newton'un hayatını ve anlatan bir bölümle başlıyor. Ardından Newton'un dini görüşlerini içeren üç metni ve bu metinlerin açıklamaları ile devam ediyor. Konuyu toparlayan son söz kısmı ile bitiyor.
Kitapta birçok argüman mevcut. Dindar bir kişi olan Newton, çocukluğundan beri Hristiyanlığın akla yatkın olmayan ilkeleri, özellikle üçleme ilkesi hakkında kafa yormuş. Probleme hem bilimsel hem de İncil'den ayet yorumları ile eleştiride bulunmuş. Fakat üçlemeyi reddetmek yasak olduğu için bu fikirlerini ve dini yazılarını ancak yakınları ile paylaşmış.
Kitapta din bilim uyumundan bahsedilirken değinilen bir nokta çok ilginç. Yazar din ile bilimin çatışmadığı, çatışanın bilim ile doğalcılar olduğunu söylüyor. Doğalcılar için gerçek sadece sadece doğada ve fizik yasalarındadır. Oysa "doğa ve fizik yasaları dışında hiçbir gerçeklik olmadığı iddiası, en az dini iddialar kadar metafiziksel bir iddiadır. Bu iddiayı deneysel olarak doğrulamak veya yanlışlamak mümkün değildir". Yazar ayrıca bilim ile doğalcılığın karıştırıldığını dile getirmektedir. Yani bize bilim diye sunulan düşünce aslında bilim ile çatışan, bilimi sınırlayan bir düşüncedir.
Kitap bu konulara ilgi duyanların zevkle okuyacağı küçük, cep boy bir kitap. Yazarına bu çalışması için teşekkür ediyorum.
Bir alıntı ile bitirelim:
"Tanrı eserleri aracılığıyla bilinir." -Isaac Newton
aydos.org'da İngilizce KPDS, ÜDS, TOEFL ve GRE sınavları ücretsiz kelime testi uygulamaları sizleri bekliyor.
Yorumlar
kesinlikle öğretici,düşündürücü bir kitap
Bilim tarihi hakkında az da olsa okumuş insanlar, tabiiki de Isaac Newton'un fizik ve bilim dünyasına katkıları hakkında genel bir bilgiye sahiptirler. Ama çoğumuzun pek de farkında olmadığı Newton ve o zamanın önemli diğer bilimadamlarının başarılı çalışmalarının yanında, dini inançlarının gözardı edilmemesi gerektiğidir. Bir arkadaşımın tavsiyesi sonucu aldığım bu kitapta, Newton'un hayatına özet nitelikteki yazıları okurken, bir yandan da böylesine önemli bir bilimadamının akıl yolu ile Tanrı'ya ulaşmadaki çabasını anlama fırsatı buldum. Öğretirken, düşündüren bu kitapta Newton'un bir inanca körü körüne bağlanmak yerine, araştırarak, düşünerek ve bilimi kullanarak aslında Tanrı'ya ulaşabilineceği düşüncesine tanıklık edeceksiniz.Şiddetle tavsiye ediyorum.
Şarlatanların dünyası bizim
Şarlatanların dünyası bizim dünyamız. Dünyada bunca şarlatan varken nüfusu 7 milyara ulaşmış papağanların içinde insan sayısı hep azınlıkta kalıyor.
Bilgiyi ret etmenin yanında onu çarpıtıp para kazananlardan biri bu kitabı yazan. Fizik okuyup fizik öğrenemeyince felsefe okumuş.
sevgili okurlarım, zerrin
sevgili okurlarım,
zerrin hanıma katılmadığımı belirtmek isterim.
öncelikle insanları "şarlatan", "papağan" gibi kelimelerle genelleme içine almak doğru değil. tahminen kendisini azınlıktaki "insan" sınıfında görüyor... (bu konu bitmez, burada kesiyorum).
ikinci olarak, kitap hiç de şarlatanca ya da papağanca yazılmış bir kitap değil. temel olarak newton'un yazdığı metinleri alıyor. bu metinlerin çevirileri verildikten sonra yazar kendi fikirlerini açıklıyor. bu da bir yazarın doğal hakkıdır sanıyorum. fikirlerinde yanılmış olabilir fakat bu onun bilgiyi çarpıttığını iddia etmeye görürecek bir delil değildir. yazarın bilgiyi çarpıttığını söylemek için iddia edenin elinde güçlü delil, örnek olması gerekir. (belki vardır, zerrin hanım buraya yazmaya üşenmiş olabilir, fakat bu sözleri söylüyorsa kendisini desteklemesi lazımdı).
son olarak; "fizik okuyup öğrenemeyince" diyor. bu çok tutarsız bir cümle. eğer bir kişi fizik okumuşsa - diploma da aldıysa hele- fizik öğrenmiştir. ardından da felsefe okumak istemiş olabilir. kaldı ki felsefe, fizikten daha zor bir alandır (bazı üniversitelerde kolay okunuyor olabilir ama odtü'de kolay olduğunu sanmıyorum) kaldı ki yazar şu anda fizik alanında doktora yapmaktadır. fiziği öğrenmese doktora yapamaz.
bir de kendimden örnek vermek istiyorum. ben de matematik mezunuyum, işletme yüksek lisansından sonra bilgisayarda doktoraya başladım. bu arada birkaç iş yeri değiştirdim. bir de şiir yazmaya devam edip böyle bir site kurdum ki bu tartışma şiir sitem üzerinde yapılmaktadır. çok iyi yaptığımı iddia etmiyorum ama demek ki böyle "insan"lar birden çok var. herkesin ilgi alanlarını genişletmeye hakkı vardır, keşke hepsinde doktora yapabilsek...
not: bu kitabı yazarın sitesinden (http://enisdoko.com) pdf olarak indirip okuyabiliyorsunuz.
-aydos
Yeni yorum gönder